SU FAKİRLİĞİNE KARŞI GELECEĞİNE SAHİP ÇIK

GELECEĞİNE SAHİP ÇIK

Su, yeryüzü üzerinde yaşayan her bir canlı için yaşam kaynağıdır. Dünya yüzeyinin ve atmosferinin şekillenmesini sağlayarak yerküre üzerindeki yaşamın ortaya çıkıp gelişmesinde ve devamlılığında vazgeçilmez bir rol oynamıştır. Bu nedenle de en küçük, mikroskobik canlılardan en büyük hayvanlara kadar, dünya üzerindeki tüm canlıların yaşamları suya bağlıdır ve su, tüm canlılar için yeterli ve ulaşılabilir olmalıdır.

Ancak yeryüzündeki mevcut su kaynakları miktarı sabit kalırken, nüfus her geçen gün biraz daha artıyor. Dolayısıyla günümüzde su, yaşam için gerekli bir temel madde olmanın yanı sıra korunması, savunulması, doğru kullanılması ve yeryüzü üzerinde yaşayan herkese hijyenik ve sağlıklı bir şekilde ulaştırılması açısından da fazlaca önem taşıyor.

Su varsa gelecek var

Bugüne kadar su, aşırı ve plansız bir şekilde kullanılmış olabilir. Ancak bu durumun farklı sistemler üzerindeki negatif etkileri artık göz ardı edilebilir gibi değil. Özellikle ekosistemleri tatlı suya dayalı olan yaşam zincirler, bu durumdan fazlaca etkilenerek geri dönülmesi çok zor, hatta imkânsız zararlar gördü. Bir yandan temiz içme suyu azalırken, diğer taraftan da tarımsal sulama gibi tatlı suya ihtiyaç duyan kritik önemdeki sistemler sekteye uğramaya başladı. Nüfusun sürekli olarak artması ile doğru orantılı olarak ortak günlük su kullanımı ciddi anlamda artmış durumda; enerji üretiminde harcanan su kullanımı da aynı şekilde...

Öte yandan nüfus ile birlikte büyüyen gıda ve enerji talebinin yanı sıra oluşan iklim değişiklikleri hidrolojik sistemler üzerinde ciddi etkiler yaratıyor ve yaratmaya da devam edecek. Ayak sesleri şimdiden duyulmaya başlayan bu değişiklikler gelecekte temiz suya ulaşma konusunda karşılaşacağımız risklerin açıkça habercisi. Tüm bu nedenlerden dolayı su kaynaklarının sürdürülebilirliği ve en iyi şekilde yönetimi içinde bulunduğumuz yüzyılın en önemli konularından biri olarak öne çıkıyor.

Kurak bir gelecek bizi bekliyor

UNICEF tarafında hazırlanan “İçme Suyu, Sanitasyon ve Hijyen Alanında İlerleme 2017 Güncellemesi ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefinde İlk Durum” raporuna göre tüm dünyada her 10 kişiden 3’ünün yani 2,1 milyar insanın evinde temiz kullanma suyu bulunmazken; her 10 kişiden 6’sı yani yaklaşık 4,4 milyar insan uygun koşullara sahip sanitasyondan (hijyenik ve sağlıklı durumların yaratılması ve devam ettirilmesinden) yoksun olarak yaşıyor. Günümüz itibariyle dünyada 700 milyon insan su kıtlığı çekiyor. Önümüzdeki 20 yıl içinde bu durum dünyanın birçok ülkesine yayılacak ve bu tabloya bakıldığında Türkiye’nin geleceği de pek iç açıcı gözükmüyor.

Bir ülkenin su zengini ya da su fakiri olarak nitelendirilmesinde o ülkede kişi başına düşen su miktarı kriter olarak alınıyor. Devlet Su İşleri’nin resmi sitesinde yer alan verilere göre kişi başına düşen yıllık su miktarı 8.000 metreküpten fazla olan ülkeler su zengini olarak nitelendiriliyor. 2.000 metreküpten az olan ülkeler su kıtlığı yaşayan ülkeler kategorisine girerken, kişi başına düşen su miktarı 1.000 metreküpten az olan ülkeler ise su fakirliği çeken ülkeler arasına giriyor. DSİ’nin verilerine göreyse Türkiye’de kişi başına düşen yıllık su miktarı yaklaşık olarak 1.519 metreküp ve bu oranla Türkiye su kıtlığı çeken ülkeler arasındaki yerini alıyor. Nüfus artışı, büyüyen ekonomi ve su talebinde yıllar içinde yaşanacak artış göz önüne alındığında, önümüzdeki 10 yıl içinde bu oranın azalacağı ve Türkiye’nin su fakiri ülkeler arasında yerini alacağı öngörülüyor.

Türkiye’nin suyunu birlikte koruyalım

Türkiye’nin en sevilen bulaşık makinesi deterjanı Finish, daha iyi bir geleceğin mümkün olduğunun bilincinde ve ürünlerini bu farkındalıkla geliştiriyor. National Geographic ile işbirliğine giden Finish, hazırladıkları “25 Litre” belgeseli ile küresel ölçekte ve Türkiye’de su kaynaklarının korunmasına yönelik farkındalık yaratmayı hedefliyor. Gelecekte tüm dünyayı etkisi altına alacağı öngörülen su kıtlığına dikkat çeken ve bu küresel sorunun ülkemizdeki boyutunu gözler önüne seren belgesel, konuyla ilgili kişisel tüketim ve tasarrufun geleceğimiz için önemine vurgu yapıyor. Başka bir deyişle geleceği şekillendirmede gücünü nasıl doğru şekilde kullanabileceğine dair güzel bir yol haritası sunuyor.

Türkiye’nin ve dünyanın geleceğe dair su verileri iç karartıcı gözükse de gelecek karanlık olmak zorunda değil. Su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak ve Türkiye’nin kurak geleceğini değiştirmek senin elinde! Basit alışkanlıklarını değiştirerek hayatında yapacağın ufak değişikliklerle suyun geleceğinde büyük değişiklikler yapabilirsin.